“Hamdım, piştim, yandım”
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Allah herkesin karşısına iyi arkadaş, iyi sevgili, iyi eş, iyi psikolog, iyi psikiyatrist, iyi doktor, iyi avukat, iyi işveren, iyi çalışan...vb. kısaca iyi insan çıkarsın.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Allah herkesin karşısına iyi arkadaş, iyi sevgili, iyi eş, iyi psikolog, iyi psikiyatrist, iyi doktor, iyi avukat, iyi işveren, iyi çalışan...vb. kısaca iyi insan çıkarsın.
Merhaba. Öncelikle bu blog’un yazarı ve kurulma amacı hakkında kısa bir bilgi vermek isterim. Bu blog’un yazarı şu ana kadar edindiği tecrübeleri, yaşanmışlıklarını, çevresinde gördüğü gerçek olayları, farkındalıklarını insanlarla paylaşmaya karar verdi. İyi üniversitelerden mezun, master derecesi olan, yerli ve yabancı birçok şirkette yönetici olarak çalışmış eski bir plaza çalışanı, beyaz yakalı, girişimci, Asperger babası, 2 yetişkin çocuk babası.
Yanlış anlaşılmasın, kendisinin herşeyi keşfettiğine ve süper öğütler verecek hale geldiğine inanmıyor. Kendini sadece iyi insan olmaya çalışan, eksikleri, hataları, günahları olan, yaşayarak, tecrübe ederek hayat okulundaki öğrenciliğine devam eden sıradan bir insan olarak görüyor. Kitap okumayı, insanlarla paylaşımda bulunup sohbet etmeyi, faydalı olmayı, yeni keşifler yapmayı seviyor. Ayrıca gündelik yaşama, iş yaşamına, hayata, insan ilişkilerine, aileye, evlilik, çocuk sahibi olma ve boşanmaya dair gözlemleri, tecrübeleri var. Kendisi aynı zamanda başından bir evlilik geçen bekar bir baba. Sorgulamaya, düşünmeye, araştırmaya meraklı. Tasavvufa ilgi duyuyor, okuyup anlamaya, öğrenmeye çalışıyor. İş hayatı boyunca da öğrencilik yıllarına göre çok daha az zamanı olsa da kısıtlı sayıda kişisel gelişim, roman, öykü ve sonradan merak sardığı tasavvuf alanında kitaplar okumaya devam etti. En çok beğendiği eser ise sonradan keşfettiği, akıcı ve anlaşılır bir Türkçe çevirisini geç de olsa bulduktan sonra Mevlana’nın "Mesnevi" isimli eseri oldu. Bu blog’un yazarına göre gerçek anlamda İslam dinini, tasavvufu, felsefesini, özünü, müslümanlığı en duru, en iyi haliyle hikayeler formatında bu eser anlatıyor. Biliyor ki bu öğrenme ve keşif süreci, iyi insan olmaya çalışma, Allah’ın rızasını kazanmaya çalışma ve bu şekilde yaşamını sürdürme çabası ölünceye kadar hiç bitmeyecek. Diğer bir ifadeyle, tasavvuf terimiyle şu hayatta pişmeye (yani hayatı yaşayıp zaman zaman acı çekerek, zorluklara göğüs gererek; zaman zaman mutlu olarak, başarılar elde ederek iyi insan, kamil insan olabilmek, Allah’ın rızasını kazanabilmek umuduyla yeni şeyler öğrenmeye, yeni tecrübeler edinmeye) devam edecek. Hz. Mevlana’nın ünlü sözünü duymuşsunuzdur mutlaka: “Hamdım, piştim, yandım.” Ne büyük, ne muhteşem bir düşünür olduğunu insan eserlerini okudukça anlıyor.
Diğer taraftan bu blog’un yazarı iş veya gezi amaçlı birçok farklı ülkeye seyahat etti, değişik ülkeleri, kültürleri tanıma fırsatı oldu. Hiçbir politik tarafı tutmuyor, hayatı boyunca da taraf tutmadı. Çünkü adı üstünde Yunanca kökenli poli-tika kelimesi bir görüşe göre ikiyüzlülükten türemiş bir kelime ve politikayı hiç sevmiyor. Ayrıca burası Türkiye ve baştan önyargıyla yaklaşacaklar için her ne kadar gerçek anlamları ve ifade şekilleri farklı olabilse de maalesef yerleşmiş haliyle popüler veya kötü anlamda kullanılan dinci, şeriatçı, kapitalist, sağcı, solcu, şucu, bucu…vb. değil. Tamamen özgür düşünceye, inanç serbestisine, bilime, araştırmanın önemine, herşeyi sorgulayıp akıl süzgecinden geçirmek gerektiğine, ahlaki-etik değerlerin olması gerektiğine ve Mevlana’nın yaklaşım tarzıyla hoşgörüye inanan sıradan bir Müslüman.
Şu ana kadar farklı milletlerden, farklı kültürlerden Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Budist, Ateist ve Deist tanıdığı birçok arkadaşı oldu ve özünde iyi olan herkesi sevdi, inançlarına saygı duydu. Hiçbirini hor görmedi. İyi insan olmaya çalışıyor. Şu ana kadar öğrendikleri yeterli değil. Bahsettiği, bahsedeceği konuların uzmanları, ünlü yazarları kadar çok bilgisi yok, kimseye İslamı veya herhangi başka bir konuyu çok detaylı anlatacak, sorulara tatmin edici cevaplar verecek kadar çok geniş bilgi sahibi de değil. Eksiği çok fazla ama hayat, kadın-erkek ilişkileri, evlilik, boşanma, inanç, çalışma hayatı, stres, kişisel gelişim ve günümüzün kafa karıştırıcı modern yaşam sorunları ve problemleri ile ilgili görüşlerini, yaşadıklarını, çevresindeki arkadaşlarının yaşadığı olaylarla ilgili gözlemlerini, tecrübelerini öğrendiği, özümsediği kadarıyla kendi bakış açısından iyisiyle kötüsüyle herkesle makale veya hikaye formatında paylaşmak istiyor.
Hayat tecrübelerini tüm dünyayla paylaşmaya; olabildiğince çok insana hayatında karşılaştığı ve yaşadığı zorlukları yaşamamaları için becerebilirse, elimden geldiği kadar hem genele açık paylaşımlarında kişisel gelişim yönünde, hem de profesyonel manada ve çok uygun koşullarda rehberlik etmeyi arzu ediyor. Kısmetse bu yönde çalışmaları olacak. Bir nevi görmüş geçirmiş bir büyüğüne, bir abiye, bir babaya, bir eski eşe, bir beyaz yakalıya, bir patrona, bir girişimciye bildiği, anladığı, tecrübesi olan konularda danışmak gibi düşünebilirsiniz bunu. Günümüzde yalnızlaşmış veya kendini öyle hisseden insanlar var. Özellikle aileden uzakta veya kopuk yaşayan veya ailesine yakın olsa da her konuyu açıkça konuşamayan, açıkça konuşsa bile ailesinin kafadaki derin sorulara yeterli cevabı veremediği, arkadaş çevresinde de hayatla, kariyerle, sağlık sorunlarıyla, hayatın anlamıyla...vb. ilgili kafasına takılan sorularla ilgili sohbet edecek, fikir alışverişi yapacak kimse bulamayan; danışabileceği bir büyüğü veya akranı; yargılanmadan konuşup güvenebileceği bir dostu olmayan çok insan var. Bunu nereden mi biliyorum? Ben de öyleydim 😊
Hayat tecrübesi sahibi olduğu konulara gelirsek, iş anlamında Beyaz Yaka işler, uluslararası şirketler, özellikle Amerikan, Alman ve Fransız şirketleri, Türk şirketleri, patron şirketleri, Türk aile şirketleri, distribütör şirketler, iş ekolleri, Marketing (“marketing” diyorum çünkü, Türkiye'de türkçesi olan "Pazarlama" kelimesini kullanınca bunu satış zannedenler var. Halbuki gerçek Pazarlama, marka yönetimini de içeren çok kapsamlı ve zor bir iştir. Bir ilimdir, algı yönetimidir aslında. Marka ise bir şirketin her şeyidir. Halkın o şirket hakkındaki algısını oluşturan, satın alma kararını verdirten şeydir. Tabii bunu etkileyen birçok faktör var ama hem ürünün kalitesi hem de reklam bu konuda en önemli iki ayaktır bana göre. Reklamın doğru düzgün yapılması da Marka veya Ürün Müdürlerinin tecrübesi ve işi iyi bilmesiyle çok ilişkilidir) Satış, kozmetik sektörü, dermo-kozmetik sektörü, ilaç sektörü ve kariyer yolculuğu alanlarını sayabiliriz. Tabii bununla ilgili akrabayla ortaklıklar, aile içi anlaşmazlıklar, aile içinde akrabalar arası egolar, ego yarıştırma, aile içi kavgalar, çıkar çatışmaları, ticaret hukuku, ticari davalar ve marka davaları da şu hayatta karşısına çıkan şeyler oldu.
İnsan ilişkileri ve hayatın getirdikleri anlamında ise kadın-erkek ilişkileri, aile içi ilişkiler, boşanma, boşanma hukuku, stres, modern yaşam sorunları, Asperger, DEHB (kısmen), Border Line, Depresyon, Panik Atak, Anksiyete (Kaygı), OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluk), Hipertansiyon, Diyabet (Şeker Hastalığı), Boyun Fıtığı, Bel Fıtığı, Tenisçi Dirseği, Kemik içi kist veya tümör, DVT (Derin Ven Trombozu), adet sancıları (Regl krampları, Menstrüel ağrı, Dismenore olarak da geçer), cilt hastalıkları, Algoloji, Geleneksel sözde Modern Tıp yani Prof. Dr. Canan Karatay hocamızın bir videosunda “Rockefeller Tıbbı” dediği tıp uygulamaları ve tedaviler; kimyasal ilaçla tedaviler ile GETAT (Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp) ve ABD, AB ülkeleri, Rusya, Türki Cumhuriyetler ile Hindistan'da çok revaçta olan, kullanılan, İngiliz Kraliyet Ailesi'nin, dünyada yaşayan çok zengin ve varlıklı ailelerin neredeyse hepsinin sağlık sorunları ve tedaviler için bir ömür kullandığı, kökeni aslında İbn-i Sina'ya kadar uzandığı düşünülen muazzam bir ilim olarak HOMEOPATİ gibi alanlarda da bayağı bilgi sahibi oldu. Ciddi tecrübeleri, yaşanmışlıkları oldu.
Tabii ki bir psikolog, doktor veya psikiyatrist olmadığıma göre kimseyi tedavi edebilecek bilgim yok, böyle bir iddiam da asla olamaz! Ama tecrübelerimi paylaşıp eskilerin deyimiyle hasbihal etmek, sohbet etmek, dertleşmek veya yaşanan tecrübelerle doktor, hastane ismi tavsiyeleri anlamında karşılıklı bir fikir alışverişi yapabiliriz.
Bir nevi yaşam koçluğu veya arkadaşça veya tecrübeli bir büyükle veya akranla sohbet etmek olabilir bu. Çünkü bu tecrübelerimi edinirken bu konularla ilgili telefon açıp da sorabileceğim bir kişinin veya arkadaşın olmaması benim için büyük problemdi. Konusunda uzman, hastalarını veya danışanlarını istismar etmeyecek bir doktora, hastaneye, psikoloğa, psikiyatriste; hukuki problemlerde ise yine istismar etmeyecek tecrübeli bir avukata, bir bilene ulaşmak o kadar zordu ki... Bu durum bana çok zaman ve para kaybettirdi. Hatta konusunun uzmanı olmayan ama kendisine uzman diyen, doktor diyen, anlı şanlı hastanelerde çalışan, Profesör ünvanına sahip ve ciddi fahiş ücretler isteyen bu sözde uzmanlar çocuğumun sorunlarının uzamasına veya reçete ettiği yanlış ilaçlarla bazen kötüleşmesine yol açtı. Benzer durumlar kendi yaşadığım sağlık sorunları için de geçerli maalesef. Yine iş ve özel hayat anlamında işi çok iyi bildiğini iddia eden avukatlarla karşılaştım ama aslında konuya hakim değillerdi ve büyük kayıplar yaşanmasına neden oldu bu durum. Örnekler çoğaltılabilir.
Dijital dünyada insanlığa kendisinin de iyi anlamda bir katkısı, bir faydası olsun istiyor. Belki illa ki kötü bir tecrübe yaşamadan da bu blogda yer alan, yer alacak yaşanmışlıklardan, hikayelerden ders alıp veya bilgilerden faydalanıp hayatta daha az hata yapmanıza vesile olurum veya ne bileyim evleneceğiniz kişiyi seçerken daha farkındalıkla bir seçim yapmanıza faydam olur, belki de bir evlilik kurtulur. Belki de benzer dert ve sorunları yaşayan, kafasından benzer düşünce ve sorular geçenlere bir faydam olur da bu yolda yalnız olmadığınızın farkına varırsınız, iyi dileklerinizi, hayır dualarınızı alırım. Okuyuculardan tek beklentim eğer lütfedip esirgemezseniz hayır duanız. Arzu eden olursa da profesyonel manada hasbihal etmek, sohbet etmek, dertleşmek, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak anlamında danışmanlık da sunuyorum.
Sevgi ve Saygılarımla,
